|
Modern bağcılıkta,
asmanın büyümesi ve gelişmesinin kontrol edilmesi esastır ve
bunu sağlamak için, değişik destek malzemelerinden de
faydalanılarak asmalara uygun şekiller verilmektedir.
Bağcılıkta terbiye sistemi veya terbiye şekli denildiğinde; Omcalara verilen şekil ile bu şekli oluşturan organların
üzerine yerleştirildiği destek sisteminin kombinasyonu
anlaşılmaktadır.
Asmaya verilecek terbiye
şekli mümkün olan en kısa sürede tamamlanmalıdır. Bu
süre, terbiye şeklinin ne olduğuyla da
alakalıdır. Mesela kordon terbiye şekli
normal şartlarda, asma eğer aşılı dikilmişse
ikinci yılında,
anaç olarak dikilmiş ise,
aşılanmasından sonraki sonbahara kadar genellikle büyük ölçüde
tamamlanmış olurlar. Dikimden sonra asmaya terbiye şekli
verilmesi kolaydır.
Geç kalırsa zaman kaybı olur, ürün kaybı olur. İşi daha
başlangıçta kolay olduğu dönemde halletmek varken, geç
kalmasıyla karmaşık ve zor bir iş
haline dönüşebilir ki, buna da hiç gerek yoktur.
Terbiye şekilleri;
İklim, toprak, yer ve yöney, üzüm çeşidi, anaç ve mekanizasyon
gibi faktörlerle yakından ilgilidir. Yani şöyle de
diyebiliriz; Uygun bir terbiye şeklinden beklenen faydaların
ne olduğu, terbiye şeklinin ne olacağı üzerinde etkendir.
Peki, uygun bir terbiye şeklinden beklenen faydalar
nelerdir?
1.
Terbiye şekli;
Kış
budaması, toprak işleme,
hastalık ve zararlılarla mücadele,
sulama ve gübreleme, hasat gibi
kültürel uygulamaların kolaylaştırılması ve daha az masrafla
gerçekleştirilmesine (mekanizasyona)
olanak sağlamalıdır.
2. Asmaların
çevrenin olumlu etkilerinden en fazla, olumsuz etkilerinden en
az şekilde etkilenmelerini sağlamalıdır.Yani asmaların;
don, dolu, rüzgar,
yüksek ve düşük nem, şiddetli güneş ışığı vb.
olumsuz iklim koşullarından en az
düzeyde etkilenmesine,
asma
organlarının güneşten en etkili şekilde yararlanmasına
olanak sağlamalıdır.
3. Terbiye
şekli, dalların
ve sürgünlerin omca üzerinde düzgün bir şekilde dağılımını
sağlamalı ve bu dağılım, büyüme
ve gelişme ile verimlilik arasındaki fizyolojik dengenin
korunmasına, verim ve kaliteyi
doğrudan etkileyen yaprak alanının optimal düzeyde
arttırılmasına olanak sağlamalıdır.
4.
Yaz budamalarına duyulan gereksinimin en aza indirilmesini sağlamalıdır. Asma üzerindeki sürgün ve dalların
karmakarışık büyümesi, düzgün dağılmış olanlara göre daha
fazla yaz budaması işi gerektirir.
5.
Terbiye
şeklinin, asmaya verilmesi ve devam ettirilmesi kolay
olmalıdır. Yani gerek ilk şeklini verirken,
gerekse sonraki yıllarda bunu devam ettirirken, budama bir problem haline gelmemeli, anlaşılabilir olmalıdır.
Ayrıca seçilen terbiye şekli
gelişen
teknoloji ve yeni tekniklerin uygulanmasına
elverişli olmalıdır.
Günümüzde destek sistemini oluştururken çok farklı materyaller
kullanılabilmektedir. Bunlardan ahşap, beton, demir olanları
en yaygın olarak kullanılanlardır.
KORDON
TERBİYE ŞEKLİ :
Bu sistemde, belirli yükseklikteki (80-120 cm)
gövde üzerinden
tele yatırılmış bir veya
iki yöne doğru uzanan (genellikle iki yöne doğru) uzanan yaşlı
kollar, kordon terbiye sisteminin ana hatlarını oluşturur.
İlk terbiye sırasında iki yöne
doğru yatırılan
ve yaşlanarak sabit
kollar haline gelen dallar üzerinden yıllık sürgünler
budanır. Her 15-20 cm'deki çubuklar üzerinde
2-4'er göz bırakılır. Teller yaklaşık 40-50
cm ara ile 2 veya 3 sıra olur. Bu sistemde alt telin altında
gelişen sürgünlerin tamamı çıkartılır ve istediğimiz sürgünler
teller arasına alınarak yukarıya doğru düzgün büyümeleri
sağlanır. Boyları 100-140 cm ye
ulaşınca (yani üst telin üzerine
çıktıklarında) uçları alınır. Sabit kordon şekillerinde
değişik budamalar uygulanabilir.
Fotoğrafta, kordon terbiye sistemine göre şekil
verilmiş omcalar, beton direkler, direklere takılmış olan
tel destek sitemi (V demirler) ve teller görülüyor.

Kordon terbiye sisteminde,
mahsulün omca üzerinde dağılımı iyi, hastalık ve zararlılarla
mücadele, toprak işleme ve diğer kültürel işlemlerde
mekanizasyon imkanı kolaydır.
Telli terbiye şekillerini uygularken kullanılan direklerin ve
tellerin belirli sağlamlıkta olmasına özen göstermek gerekir.
Yoksa bu fotoğraftaki gibi, nur topu gibi
kırık bir direğiniz olur:)
Bu direklerin de bir hikayesi var:
20 yıl önce ilk kurduğumuz bağ, 5 dönümlük bu parseldi. Bu
bağın direklerini de kendimiz dökmüştük. Biraz ucuza
çıkması için, biraz kolay yoldan işi halletmek için, yanda da
görüldüğü üzere içlerine sadece birer tane demir koymuştuk.
Ama yine çok kötü değillermiş ki, 20 yıl idare ettiler ve
artık her yıl 3-5'şer bu şekilde kırılıyorlar ve biz de daha
sağlam yaptığımız yenileriyle değiştiriyoruz. Fakat bu defa
yaptığımız direklerin içine etriye ile birleştirilmiş dört
parça demir koyduk ki, kolay kolay kırılmazlar artık:)
Fakat burada bir şeye dikkat çekmek istiyorum; Eğer direkler
arasında normalden fazla mesafe bırakılırsa, yani direkler
seyrek dikilirlerse ve bağın olduğu yerde zaman zaman sert
rüzgarlar da esiyorsa, direkler ne kadar sağlam olurlarsa
olsunlar yine de zarar görebilirler. Buna dikkat!
>>
Bilindiği üzere don olayı; soğuk havanın iyice durgunlaşması
ve aşağılara çökmesiyle olan bir meteorolojik olaydır.
Gövdenin kısa olması da dalların yere yakın olması demek
olacağından, don tehlikesi olan yerlerde gövde yüksekliğini
biraz fazla tutmakta fayda vardır.
Yukarıdaki fotoğrafta baş direkler ve onların payanda
direkleri görülmekte. Eğer payanda direkler olmasaydı, baş
direkler dışa (yola) doğru eğimli olacak ve kaskı telleriyle
toprağa sabitlenerek sağlamlaştırılmaları gerekecekti. Bu
durum, toprak işleme ve ilaçlama esnasında parsel başlarında
dönmeyi zorlaştıracağı gibi, buralarda daha geniş bir alan
bırakılmasını da gerektirir. Ve başka bir nokta; Eğer dikkat
edilecek olursa, V demirler iç kısımdaki direklerde olduğu
gibi direğin ucuna doğru takılmayıp daha aşağıya doğru
indirilmişlerdir. Çünkü uç kısma takıldıklarında, tellerin
üzerine binen yükün çekme etkisinin oluşturduğu güçle direkler
V demirlerin takıldıkları yerlerden kırılmaya başladılar. Biz
de daha aşağıdan takmak durumunda kaldık, yoksa hepsi
kırılacaklardı. Bunun önüne geçmek için, başlara
yekpare beton olan "Y" şeklinde direkler dikilebilir.
Yukarıdaki fotoğrafta
görünen bağda ahşap direkler kullanılmış. Baştaki direklerin
duruşu ve kaskı telleriyle toprağa sabitlenmeleri görülüyor.
Yukarıdaki
fotoğrafta görülen bağda, sağlam olması için sıraların başında
ahşap direkler kullanılmış. Ve yine sağlamlığı arttırmak için
kaskı teliyle toprağa sabitlenmiş. Sıra başları hariç aralarda
demir direkler kullanılmış.
 |
|

1. Yukarıdaki
fotoğrafta sıra üzeri mesafe 2 m, sıra arası mesafe 3 m. dir.
Her 4 asmada bir direk dikilmiştir, yani direkler arası mesafe
8 m. dir. Böyle tesis etmiş olmakla birlikte, 8 metre mesafenin
fazla olduğunu, her üç asmada bir (yani 6 m aralıklı) olarak
direk dikilmesinin daha uygun olacağını düşünüyoruz. Çünkü
telin iki katlı olması sebebiyle asmalar yüksek boya
ulaşıyorlar, böyle olunca arada bir şiddetli esen rüzgarı
daha fazla tutuyorlar ve
direklerde kırılmalar olabiliyor.
2. Yukarıdaki
fotoğrafta, asmanın ana kollarına destek olan birinci sıra tel
ve onun üstündeki 2. ve 3. sıra teller görülüyor.
3. Biz telleri
geçirmek için V şeklinde demirler kullanmıştık.
Filizlerin her iki yana tellerin üzerine doğru açılmasıyla
havadar bir ortam oluşuyor. Mantari hastalıklarla mücadele
için buna çok önem veriyoruz. Mantari hastalık denince de akla
"külleme" geliyor. Diğer hastalık ve zararlılara haksızlık
olmasın ama:) külleme ile mücadelede başarılıysanız bu iş
"tamam gibi" dir.
4. Terbiye
sisteminden beklenen faydalar belli, prensipler belli. Amaç,
asmaların dallarının tutunacakları, iyi gelişebilecekleri, iyi
ürün vermelerini sağlayacak ortamın hazırlanması. Bu durumda,
kordon terbiye şeklinde direklerin başındaki demirin V
mi, yoksa T şeklinde mi olduğu o kadar da önemli değil.
Mesela biz V şeklinde demirler takmıştık. Yukarıdaki
fotoğraftaki direk griyle boyandığı bölüm kadar daha uzun
olur, V demir yerine de griyle çizilen demirler takılırsa,
bu sefer kordon terbiye şekli çift T ile tesis edilmiş
olur. O demirlerden sadece
birisi takılsa, bu sefer de tek T ile tesis edilmiş olur.
5.
Her yıl budamadan sonra, filizlenmeden
önce, varsa kırılan direkler tamir ediliyor, yukarıdaki
fotoğrafta görüldüğü gibi gevşemiş olan teller geriliyor.
GOBLE
TERBİYE ŞEKLİ :
Terbiye şeklinin, terbiye
şeklinden beklenen faydaları sağlayıp sağlamadığı çok
önemlidir. Beklenen faydaların en önemlilerinden birisinin de,
"bağda çalışmayı kolaylaştırması ve mekanizasyona imkan
vermesi" olmalıdır. Bu açıdan bakıldığında, üzüm
hasadı dahi artık makinayla yapılabiliyorken, toprak işleme ve
ilaçlamada bile mekanizasyona elverişli olmayan "Goble
terbiye şekli" modern bağcılıkta önerilen bir
terbiye şekli değildir.
Ancak, ülkemizde yeni tesis edilen bağlar hariç
tutulursa, "Goble terbiye şekli" nin çok yaygın kullanılmış
olduğu gerçeğinden hareketle, Goble
terbiye şekli nedir bir bakmak icabeder;
 Yurdumuz
bağlarında en yaygın kullanılan terbiye şeklidir. Tesisi kolay
ve ucuzdur. Omcalar 30-100 cm arasında değişen yükseklikte
taçlandırılırlar. Gövde üzerinde 3-5 kol ve her kolun ucunda
çeşide ve yörelere göre 2-4 göz üzerinden kısa budanan budama
çubukları bulunur.
İlk tesis yıllarında
omca gövdesi kendisini taşıyabilecek kalınlığa gelinceye kadar
dibine bir herek dikilir. Sürgünlerin
tutunacakları/bağlanacakları bir yer (tel) olmadığından
kırılma ihtimali fazladır. Ayrıca taban arazilerdeki böyle
terbiye edilmiş bağlarda sık sık don tehlikesiyle
karşılaşılır.
GUYOT TERBİYE
ŞEKLİ :
Bu şekli oluşturmak için
sıra başındaki omcanın yanına 2-2,10 m uzunlukta payandalı bir
direk, daha sonra 6 – 7,5 m de bir olacak şekilde ara direkler
dikilir. Sıra sonuna yine payandalı bir direk konur. Direkler
dikildikten sonra yerden 60-65 cm yükseklikten 3 mm
kalınlığında bir sıra tel, bunun 35-40 cm üzerinden yan yana
çift sıra tel, bunların 50 - 55 cm üzerinden yine çift olmak
üzere 2 mm kalınlığında 3. sıra tel geçirilir.
Omcaların dibindeki
hereğe en yakın olan ve düzgün gelişen bir sürgün hariç
diğerleri dibinden temizlenir. Sürgün ilk tel seviyesini 30-
40 cm geçince tel hizasından ucu alınır. Ucu koparılan sürgün
üzerinde koltuklar gelişir. Bunlardan telin 15-20 cm altında
olanlardan karşılıklı ikisi bırakılır. Diğerleri dibinden
çıkarılır. Koltuk sürgünleri 30- 40 cm olunca birisi bir
tarafa diğeri öbür tarafa gelecek şekilde birinci tele
bağlanır. Kışın bu sürgünler iki göz üzerinden budanır. Üçüncü
yıl sonunda omcada ikisi sağda ikisi solda dört sürgün
bulunur. Bunlardan uçtakiler 2-9 göz üzerinden, gövdeye yakın
olanlar 2 şer göz üzerinden budanır. Uzun budanan sürgünlerden
birisi sağa diğeri sola bükülerek uçlardan alt tele bağlanır.
Böylece omcalara çift
kollu guyot şekli verilmiş olunur. Eğer tek kollu guyot şekli
yapmak istiyorsak çift kol yerine 1 kol teşkil ettirilir.
Bu sayfayı, güzel olduğunu düşündüğüm bir
fotoğrafla, bağın sonbahardaki haliyle
kapatalım.
|