Bodrum Yarımadası - Gümüşlük

T H E A N G E L A

 Kale Dağındaki Antik Kentin Eteklerindeki Bağlardan

Ana Sayfa

Benim Sayfam

Fotoğraflar

Bağcılık

Ev Şarabı

Mitolojide Şarap

Zeytin / Zeytinyağı

Karaova Yöresi

Bodrum'un Tarihi ve Kültürel Değerleri

Bodrum Yarımadası Bodrum Türküleri İletişim

 

Bodrum Yarımadası


Yalı Çiftlik

Ortakent-Yahşi

Mazı

Mumcular

Yalıkavak

Gümüşlük

Turgutreis

Gündoğan

Göltürkbükü

Bitez

Konacık

 

 
 
 
 
 
 
 

 

 

 

 

 

 

 

 

BODRUM YARIMADASI

 
.

GÜMÜŞLÜK

Gümüşlük, Bodrum Yarımadası'nın en batı ucunda doğanın sunduğu nimetlerden nasibini fazlasıyla almış, şanslı bir beldemizdir.

Tanrı buraya elindeki tüm güzelliklerini sunmuştur. Deniz, güneş, toprak, kum, hava ve yeşilin coşkun tonları, rengarenk çiçek ve bitki türü… Bütün bu doğa harikaları burada birleşerek ruh ve zenginlik kazanmışlardır. İnsanlar da bunları kucaklamak için yüzyıllardır bu kıyılara taşınmıştır. Antik Myndos uygarlığından kalan sur kalıntıları, denizaltındaki dalgakıran, tarihi çeşmeler, kiliseler, sarnıçlar, mezarlar, kuyular, paralar ve küpler senelerce evvel buralara yerleşenlerin o günlerde bile bu güzelliklerin farkında olduklarının kanıtlarıdır. Bu yaşlı belde tarih ve kültür zenginliğini bugünlere kadar taşıyarak hakkettiği sevgiyi bulmuştur. Gökkuşağı gibi renkli, bu yörede yaşayan insanlar; bir ayağı karada, bir ayağı denizde, ekonomik ve sosyal gelişmelerini çağlar boyu sürdürmüşlerdir. Denizin elli kulaç derinliklerine meydan okuyarak dalıp ekmek arayan sünger avcıları bu kıyılarda yetişmiştir. Özgürlüklerini arayan Heredot'a, Artemis'e, Karl Maussollos'a, Turgutreis'e, ev sahipliği yapmış, on binlerce insanı barındırmış ve kucaklamış kıyılardır buralar…

Eski Myndos kenti kalıntıları ile iç içe yaşayan Gümüşlük Köyü, buraya ilk gelenleri büyüler. Yöreyi tanıyanlar ise her fırsatta buraya gelerek sunulan güzellikleri tekrar tekrar yaşamak isterler. Bodrum'dan karayolu ile gelirken, daha sahile inmeden Peksimet Boğazı'nı geçip, yel değirmenlerinin olduğu tepeyi aştığınızda görünen manzara mavi, yeşil ve beyazın mükemmel bir karışımıdır.

Kıvrılarak sahile inen yol boyunca narenciye bahçeleri, zeytinlikler, begonviller, şebboylar ve sıcak kanlı köylüler karşılar sizi. Beyaz taş evlerinin hayatlarından el sallarlar size. Dağ ve yamaçlarda dört mevsim hayvanlar düğün eder. Bin bir otu ve çiçeği fışkırtan bu yerde makiler çalı değil, çiçektir.Gübre istemez denilen bu topraklarda, bahar gelince sırtlar, yamaçlar, kırmızıdan pembeye, beyaza, mora, sarıya boyanır.

Yalıkavak üzerinden Geriş'i geçip Çoban Burnu mevkiine geldiğinizde kuzeyden Gümüşlük'e yaklaşırsınız. Burada Ege'nin sonsuzluğunu seyrederken, aşağıda Koyunbaba koyu sizi oraya inmeye zorlar. Bıçakla kesilmiş gibi duran kayaların ilginç yapısını yakından görmek istersiniz. Halkın, ot kayası diye adlandırdığı bu yumuşak görüntülü yeşil blok kayalar; bir zamanlar Dünyanın Yedinci Harikası Mozelenin temelinde ve Bodrum'un şehir surlarında, denizden gemilerle götürülerek kullanılmışlardır. Denizin ve rüzgarın etkisiyle aşınan kayalar buraya ayrı bir görünüm kazandırır. Üzerindeki sarı ve mor çiçeklerse yalnız buraya özgü olup, kurusalar bile renklerini kaybetmezler.

Yukarıdaki bilgiler Gümüşlük Belediyesinin web sitesinden alınmıştır. Gümüşlük'le ilgili fotoğraf ve diğer bilgiler için Gümüşlük Belediyesi Web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

 

 

 

 © 2008  Bodrum Bağları