|
GÜNDOĞAN
Gündoğan adını,
eski adı olan Farilya'dan alıyor, eski
Rum sözcüğü olan Farilya “güneşin
doğuşu” demektir. Farilya M.Ö 400'lü yıllara dayanan bir yerleşim
merkezidir. Zengin bir tarihsel geçmişe sahip olan Gündoğan’da,
yarımadanın ilk yerleşik halkı olan
Leleglere ait yüzlerce kaya mezar
bulunmaktadır. Tavşan adasında bulunan Erken Doğu Roma (Bizans) dönemine
ait bir kilise, Osmanlı kulesi, Kalkolitik çağ öreni olan Peynir Çiçeği
Mağarası, Elli iki merdiven Kilisesi, eski yel değirmenleri ve su
sarnıçları beldede bulunan diğer tarihi zenginliklerdendir. Osmanlı
döneminin izlerini taşıyan bu güzel beldede yaşayan halk orta Asya
Türklerindendir. Osmanlı Döneminde bu bölgelere göç etmiş ve bu beldeye
yerleşmişlerdir. Yöre halkının geçim kaynaklarının başında turizm
gelmektedir. Balıkçılık ve tarımla da ilgilenen halk bir dönem de
süngercilik yaparak yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Her geçen gün büyüyen
ve gelişen beldede nüfus kışları 4.500 iken, yazları bu rakam 25.000
lere kadar çıkmaktadır. Özellikle trekking, sörf, yelken sporları ve
dalmak için uygun olan beldede, her zaman sakin ve huzurlu dinlenme
olanaklarından faydalanılabilir. Gündoğan’da yarımadanın en yumuşak
iklimi görülür. Eylül-Ekim aylarıda hiç düşünmeden denize girebilir,
doğal güzelliklerinin tadını çıkarabilirsiniz. Ayrıca mandalin
çiçeklerinin sizi davet ettiği bahçelerden meyveler yiyebilir, yöre
halkının özenle ürettiği zeytin yağlarının ve de zeytinlerinin tadına
bakabilirsiniz.
Gün batımında,
Gündoğanlı balıkçıların tuttuğu taze
balıklarıı yiyip, ömrünüze
ömür katacak olan beldenin tadını çıkarabilirsiniz.
Küçük
Tavşan Adası ( Apostol Kilisesi )
Bodrum yarımadasının küzeyinde , Gündoğan Beldesindeki Apostol Kilisesi
Gündoğan’a tekneyle 15 dakika uzaklıkta bulunan Küçük Tavşan adasındadır.
Ada, bazı
yayınlarda (St. Apostol ) adası olarak adlandırılmaktadır.(1)
M.Ö 2. yüzyıldan itibaren iskan gören adanın en üst kotunda sarnıçlar ,konutlar
ve bir de kilise bulunmaktadır. 3 nefli ,bazilikal planlı bir yapı olan
kilisenin batısında bulunan narteksten (hazırlık mekanı ) naosa (ana
mekan) giriş,neflere(sütün yada payelerle ana mekanı ayıran bölümlerin
her biri) açılan birer kapı açıklığı ile sağlanmıştır.
Neflerin dikdörtgen kesitli payelerle birbirinden ayrıldığı görülür. Her
üç nef de doğuda içten ve dıştan yarım daire formlu apsislerle ( cami
mihrabın karşılığı olan bölüm ) sonlanmaktadır.
Orta nefteki ana apsisin içinde dört basamaklı bir synthronon ( apsis
kısmında rahiplerin oturması için ayrılan kademeli bölüm ) yer
almaktadır.
Yapının güney duvarının ortasında ve doğusunda birer kapı açıklığı
bulunmaktadır. Beşik tonozla örtülü neflerin zemini mozaik döşenmiştir.
Ruggieri , güney duvarın ortasındaki kapının Karia bölgesi için 5.ve 6.
yüzyılları gösterdiğini belirtmekle birlikte yapıyı,
yazıtların harf
karakteri, freskoların ( duvar resimleri ) özellikleri ve mimari plastik
elemanlar nedeniyle 6. yüzyıl sonu ve 7. yüzyıl başı olarak
tarihlemektedir.(2)
Küçük tavşan adası kilisesinde olduğu gibi Karia bölgesi bazilikal
planlı kiliselerin çoğunlukla içten ve dıştan yarım daire formlu
apsisleri vardır.
Karia bölgesi 5. ve 6. yüzyıllara tarihlenen kiliselerin inşaasında
çoğunlukla üzerine kurulduğu ya da yakınlarında bulunan antik dönem
yapılarının malzemelerinin kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Küçük tavşan adası kilisesinin freskolarının ( duvar resimleri) 6.
yüzyıldan 12. yüzyıla kadar değişik tarihlerde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Kilisenin restorasyon ve konservasyon çalışmaları , 1996 yılından beri
T.C Kültür Bakanlığı ve İtalya Viterbo Tuscia Üniversitesi tarafından
yürütülmektedir.
1.Newton, C.T Travels and Discoveries in the levant, London : 1865
2.Ruggieri,Vicenzo .Byzantine Religious Architecture (582-867):
Its History and Structural Elements,Roma : 1991
Gündoğan'da
görülebilecek diğer kültürel tarihi varlıklar;
 Gündoğan'da
Yarımadanın ilk yerlerşik halkı olan Leleglere ait yüzlerce kaya mezarı
bulunmaktadır. Gündoğan Beldesi yukarı mahalle eski köy yerleşim
alanında yer alan bu mezarlar görülebilir.
Yine aynı bölgede bulunan 52 merdiven kilisesi ve ormanlık alanda yer
alan Osmanlı Kulesi ziyaret edilebilir.
Kalkolitik çağı öreni olan Peynirçiçeği Mağarası görülmesi gereken
yerlerden biridir.
Ayrıca Beldede eski Yel Değirmenleri ve
Su Sarnıçları da ziyaret
edilebilir.
|