Ana Sayfa   |   Benim Sayfam   |   Bağcılık & Şarap   |   Zeytin & Zeytinyağı   |   Karaova Yöresi   |   Bodrum Hakkında   |   İletişim

Benim Sayfam

Hakkımda

Deneme Yazılarım

Söyleşi ve Makaleler

Benim Sayfam -> Söyleşi ve Makaleler
Vatan Gazetesi Pazar Ekin'deki Röportaj
13 Mayıs 2013 Pazar

Mehmet Vuran, Bodrum’un Pınarlıbelen köyünde yaşıyor. Ziraat mühendisi...
Asıl işi ise sofralık üzüm yetiştirmek. 1999 yılında geçirdiği kazadan sonra tekerlekli sandalyeye mahkum olmuş. Ama mutlu bir adam. Çünkü tenis oynuyor, kendi şarabını üretiyor ve üzüme, şaraba, Bodrum’a dair her şeyi Bodrum Bağları sitesinde paylaşıyor.

Bu köşede yazmış olduğum, “Biyolojik Şarap; Ne kadar bio, ne kadar lojik?” başlıklı yazıya Mehmet Vuran’dan e-postayla bir yorum gelmiş, bu vesileyle onunla tanışmış ve web sitesinden (www.bodrumbaglari.com) haberdar olmuştum. İki gün sonrasında kongre için Bodrum’a gitmem ise güzel bir tesadüf oldu ve böylelikle Mehmet’i ziyaret etme fırsatı da buldum. Bağla ilgili ileriye dönük çeşitli düşünceleri var, ama bunların kolay olmadığını, iyi organize olmak gerektiğini söylüyor. Evinde yaptığı ve Garova adını verdiği az miktardaki şarabı deneme amaçlı aşıladığı değişik çeşitlerden yapmış. Etiketini kendisi çalışmış ve son halini grafiker bir arkadaşı vermiş. Kapsüllerini de kendisi takıyor, bunlarla uğraşmanın büyük bir zevk olduğunu söylüyor. Garova adı, Karaova’dan geliyor. Bölgenin ismi Karaova ama halk dilinde biraz da hızlı söylenince Garova şeklinde telaffuz ediliyormuş. 

Misafir tavsiyesiyle kurdu

Bağcılık işleri nereden geliyor? 
Bizim ilk bağımızı kurmamız şöyle olmuştu: Çal’dan buraya gelen bir misafirimiz kocaman bir pinar ağacına sarılmış ve gövdesi kalınlaşmış asmayı görünce “Burada mutlaka bağ yapmalısınız” demişti. İlk bağımız 20 sene önce bu sözler üzerine dikilmişti. Ondan sonra yan taraftaki parsellere dikim yapıldı. En son parsel tesis edilirken, küçük bir bölümüne deneme amaçlı olarak, şaraplık üzümlerden azar azar aşıladık. Bu çeşitler; Chardonnay, Gamay, Merlot, Semillon, Cabernet Sauvignon, Adakarası, Kalecik Karası. Son olarak geçen yıl bir miktar Şiraz aşıladık. 

İnternet sitenizin adı Bodrum Bağları... Nereden aklınıza geldi? 
Google’da Bodrum arandığında kolay çıkabilir diye düşünmüştüm. Gerçi sonradan bunun gerekli olmadığını anladım. 

Bodrum denizi ve güneşi ile ünlü bir belde... Aklınıza bağları ön plana çıkarma fikri nereden geldi? 
Evet dediğiniz gibi, Bodrum deniziyle, güneşiyle, tarihiyle, eğlence hayatıyla ünlü. Ne bağ varlığı ne de şarap yapımı açısından bakıldığında başka yerlerin yanında esamesi okunmaz aslında. Bu bakımdan Bodrum bağları acaba fazla mı iddialı, biraz alakasız mı dedim. Neticede bağlarımızdan ve şarap uğraşımdan bahsettiğim kişisel bir siteydi. Ama şimdi durum değişiyor, görüyorum ki, Bodrum’da bağ tesisi ve şarap yapımı konusunda bir kıpırdanma var. Sanırım Bodrum’un böyle bir yönü oluşacak.

Bölge toprağı bağcılığa uygun mu? 
Buralar eski tütün tarlaları. Eski diyorum çünkü 2000 yılından bu yana tütün dikilmiyor. Denilir ki, tütün tarlaları, özellikle de yamaçta olanları bağ için uygundur. Kumlu, biraz çakıllı, taşlı. Tereddüt Bodrum’un ikliminde. Ama Bodrum’da çok farklı mikroklimalar var. Benim amacım burası şu üzüme uygundur, bu üzüme uygundurdan daha ziyade, deneyerek somut sonuçlar elde etmek. Şaraplık çeşitleri aşılamamın sebebi bu. Bir sebebi de kendi şarabımı yapmak istediğim için. Çünkü üzümün şaraba dönüşümünü izlemek, çeşitli aşamalarında onla uğraşmak ve gelen misafirlere “ben yaptım” demek çok güzel. 

Burada bütün üzümler yetişiyor mu? 
Burada her üzüm yetişir gibi toptan bir kabul tabii ki, doğru olmaz. Toprak konusunda bir problem yok da, biraz önce de dediğim gibi tereddüt iklimde. Sıcaklık değerlerini iyi etüd etmek lazım. Bakalım, sonuçları göreceğiz. Mesela Şiraz sıcak sever, Şiraz’ın iyi yetişeceğini düşünüyordum ki, epey dikildi. Cabernet Sauvignon olabilir, beyazlardan Chardonnay olabilir. Ada Karası, Merlot uyabilir. Kalecik Karası uymaz gibi ama onu da aşıladık, deniyoruz.

Bir kadehi geçmiyor

Bölgenin yerel üzümü yok mu?
 
Evet aşılanan bu şaraplık üzümlerin çoğu yabancı kökenli üzümler. Doğru olan yerel üzümlere yönelmek ama burada öyle bir üzüm yok. Eğer şaraplık değeri olan ya da olabilecek bir üzüm olsaydı onunla ilgili denemeler yapardım. Birkaç tane yerli beyaz üzümümüz var. Bunların içinden “Sıksarı” dediğimiz üzümü Semillon’a çok benzetiyorum. Bu yıl ondan şarap deneyeceğim. Yerli üzümümüz Adakarası’na karşı da özel bir ilgim var. 

Şarap tadımı yapıyor ve bu işi seviyor musunuz? 
Şarap seviyorum. Ne kadar içtiğime gelince, bir kadehi geçtiği pek vaki değildir. Tadım konusunda başarılı olduğumu ise söyleyemeyeceğim. Çünkü bunun da birtakım özel yetenekler gerektirdiğini biliyorum. Duyuların oldukça iyi olması ve mümkün olduğunca da değişik şarap içerek mukayese yapmak gerekiyor. Ben henüz bu aşamada değilim, fakat bu istikamette yol almaya çalışıyorum.

En sevdiğiniz şarap hangisi? 
Kendi yaptığım şarap desem biraz iddialı ve belki biraz da ukalaca bir cevap olabilir. Ama anlaşılmaz da değil. Ne de olsa içinde kendi emeğim var. 

Yetiştirdiğiniz sofralık üzümlerle ilgili bilgi verebilir misiniz? 
İnternet sitemde her ne kadar şarapla ilgili bölümler öne çıkıyorsa da, bu yalnızca çok ciddiye aldığım bir hobi... Asıl işimiz sofralık üzüm yetiştiriciliği. Yetiştirdiğimiz üzüm çeşitleri ise Cardinal, Alphonse Lavelle ve Yalova İncisi. Buranın en iyi sofralık üzümlerini yetiştirdiğimiz konusunda iddialıyız. Bunda, iklimin ve toprağın etkisi olduğu kadar, bu işi severek ve bilerek yapmamızın da etkisi var. Bağ omcalarındaki salkım sayıları sınırlı tutuluyor ve bağlar sulanmıyorlar. Gübre çok sınırlı miktarda kullanılıyor. İlaçlama mümkün olan en düşük seviyede yapılıyor. Hasat, üzümlerin büyük bir kısmının kesilmesi yerine, her gün sabahın çok erken saatlerinde bütün bağdan en olgun salkımlar tek tek seçilerek yapılıyor. Gündüz Ege güneşi, geceleyin de dağdan inen ayazla olgunlaşan ve aynı ayazla soğuyan üzümler, olabildiğince taze tüketiciye ulaşıyorlar. www.bodrumbaglari.com

Bağ kurmak isteyen ona danışıyor

Ziraat Teknik Lisesi mezunuyum. Teknisyen olarak mezuniyetimden hemen sonra işe başladım. Üç yıl çalıştıktan sonra, askerliğimi bir an önce aradan çıkarmak istediğim için hiç tecil ettirmeden askere gittim ve er olarak yaptım. Askerliğimden sonra da Üniversiteye, Ziraat Fakültesi’ne başladım. Yani askerliğimi kısa dönem falan yapmak için üniversiteye gitmiş değilim. Neyse... Sonra da hem işime hem okula devam ettim ve ikisi birarada gitti. Tenisi de hep oynamak istememe rağmen, başlamak askerdeyken kısmet oldu. Ve sonrasında da bir tutkuya dönüştü zaten. Çok hatırı sayılır derecede zamanım kortlarda geçti. 1999 yılının Ekim ayında da Bodrum’da bir tenis maçına giderken kaza oldu ve sonrası malum. Bu yüzden tenise bir kırgınlığım olmadı. Benim nazarımdaki itibarını aynen korumakta ve tenisle ilgili yapmak istediğim şeyler var. Hayata bağlılığımı korumak benim için hiçbir zaman sorun olmadı. Bunun için ekstra bir çaba göstermiyorum. Mesela bu aralar, kimi küçük ölçekli, kimi daha ciddi şekilde yatırım amaçlı olarak bağla, şarapla ilgilenen kişiler beni arıyorlar, tanışalım konuşalım diyorlar. Bu çok hoşuma gidiyor.

Bölgede şarapçılık yeniden canlanıyor

Bodrum’un özellikle Antik çağda bağcılık, şarapçılık geçmişi var. Karşısındaki Knidos (Datça) şarapları kadar meşhur olmasa da o dönemde Bodrum yöresinde de şarap üretildiği biliniyor. Şarap, zeytinyağı, tahıl taşımakta kullanılan amforaların Doğu Akdeniz’deki en büyük koleksiyonu da Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’ndedir. 1900’lü yılların başlarında ise Gümüşlük taraflarında 300 bin asma olduğu söyleniyor. Yeni okuduğum bir kitapta da Turgutreis taraflarında bağlar kurulduğu yazıyordu. Son yıllarda Bodrum’un Mumcular (Karaova) yöresinde yeni yeni bağ kurma denemeleri var. En son Mumcular’da 30 dönüm civarında bağ kuruldu. Ağırlıklı olarak Şiraz yetiştirecekler. Uzmanı ve çubukları da Güney Afrika Cumhuriyeti’nden getirmişler. Kendi tesislerini kurup şaraplarını yapacaklarmış. Bir de Muğla’nın, köylerinden toplanılan üzümlerden yapılmış olan “Mogla” adında bir şara var.

Önceki Yazı Sonraki Yazı
Fotoğraflar

© 2009 bodrumbaglari.com

Tasarım & Yazılım : OrijinalRenkler