Bodrum Bağları - Zeytin ve Zeytinyağı

T H E A N G E L A

 Kale Dağındaki Antik Kentin Eteklerindeki Bağlardan

Ana Sayfa

Benim Sayfam

Fotoğraflar

Bağcılık

Ev Şarabı

Mitolojide Şarap

Zeytin / Zeytinyağı

Karaova Yöresi

Bodrum'un Tarihi ve Kültürel Değerleri

Bodrum Yarımadası Bodrum Türküleri İletişim

 

Bu Sayfadaki Yazılar


Geçmişten Günümüze Yağhaneler

Zeytin Ağacı

Zeytinyağı Tanımı ve  Sınıflandırılması

Zeytinyagi ve Sağlığımız

Zeytinyağı Bileşenleri

 
 
 
 
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI

 

Zeytin ağacı, Güney Ön Asya kökenli bir bitkidir. Anayurdunda yaşayan Samiler tarafından ıslah edilmiş, verimli bir kültür bitkisi haline getirilmiştir. Eski çağlardan günümüze kadar yemeklerde, kurban törenlerinde, yakmak için lambalarda, saçın parlatılmasında, bütün vücudun ovulması gibi çok değişik alanlarda kullanılmıştır.

Anadolu’nun Ege kıyılarında, adalarda ve Yunanistan’da, Homeros’un şiirlerinde de sıkça bahsedildiği gibi bolca yabani zeytin ağacı yetişirdi.(Günümüzde de Ege kıyılarındaki dağlarda bol miktarda yabani zeytin ağacına rastlayabilirsiniz.) Zeytin, denizi ve kalkerli toprağı sever. Denizden uzaklaşıldıkça, Asya’nın içlerine doğru zeytin kültürünün izleri kaybolur.

Kışın yapraklarını dökmeyen zeytin ağacı, yok edilmesi imkansız yaşam gücü ile halkın ve yazın dilinin dikkatini çekmiş ve her zaman kullanılmışlardır. Homeros Odysseus’ta zeytin ağacını “kutsal” olarak nitelendirirken, yine efsanede Olimpia’da galip gelenlere yabani zeytin ağacından yapılan taçlar takılmıştır. Evet, Homeros'dan bu yana kullanılmıştır. Ne demişti Bedri Rahmi Eyüboğlu;

“önde zeytin ağaçları, arkasında yar,

seni kara saplı bıçak gibi sineme sapladılar.

…”

Zeytin ağacı kendine uygun yerlerde, rüzgarın okşadığı gövdesinde nazlı nazlı hışırdayan yapraklarıyla tepelere dizildiği ya da eğimli düzlüklere hafifçe gölgesini saldığı zaman içimizde huzur duygusu oluşturur. Onun gibi bir başka ağaç daha var mıdır dersiniz? İşte bu yüzden antik dönem yazarlarından Columella zeytin ağacı için, “prima omnium arborum” yani “ağaçlar arasında birinci” demiştir.

Bizim buralardaki zeytin ağaçlarının bir çoğu ulu ağaç niteliğindeler. Başka yerlerdeki zeytin ağaçlarına sanki; Biz "Ege'nin en eskisiyiz, biz ev sahibiyiz" der gibiler.

Ancak zeytin yetiştirilen yörelerde, yeni tesis edilen zeytinliklerde, zeytin ağaçlarının daha bodur bir formda yetiştirildiği, eski büyük ağaçların budanarak dal boylarının daha da kısalaştırıldığını görmekteyiz. Bunun sebebi de bakımlarının daha kolay olması ve doğru hasat yöntemlerinin bunu gerektirmesidir. Bu hasat yöntemleri;

1. Elle hasat (mümkün olduğunca yere düşürmeden ve zedelenmesine meydan vermeden dalından elle toplanırlar.)

2. Mekanik yöntemle hasat. (zeytinler yine elle toplanırlar ama yere düşürülmeleri makine vasıtasıyla olur.)

Bu her iki yöntem için de büyük ağaçlar uygun değildir.

Pınarlıbelen’de ve Karaova köylerinde zeytin ağaçları çok büyüktür. Dolayısıyla hasat çoğu zaman sırıklarla yapılmak zorunda kalıyor. Öyle ki en uzun sırıklarla bile yüksek dallardaki zeytinlere ulaşılamadığı oluyor ve düşürücü zeytin ağacına çıkarak, tutunduğu bir ağaç dalı üzerinden zeytinleri düşürebiliyor. Buna rağmen bile dalların uçlarında düşürülemeyen zeytinler kalıyor. Onlar da kuşların kısmeti…

Bir keresinde oldukça büyük bir zeytin ağacına çıkan düşürücü; “aşağıya baktığımda kendimi gökdelende gibi hissettim, rüzgar dalları salladıkça ayaklarım titredi” demişti. Biz böyle büyük ağaçların yüksek ve ulaşılması zor dallarını budayarak hasat için daha ulaşılabilir bir hal almalarını sağlıyoruz.

         Zeytinyağı Tanımı ve Sınıflandırılması

Zeytinyağı, sadece zeytin ağacı (Olea europaea sativa Hoffm. et Link) meyvelerinden elde edilen, hiçbir kimyasal işlem görmeden doğal hali ile tüketilebilen, oda sıcaklığında sıvı olan bir yağdır.

Zeytinyağlarının Çeşitleri Nelerdir?
1-Naturel Zeytinyağları: Zeytin ağacı meyvesinden, doğal özelliklerini değiştirmeyecek bir sıcaklıkta sadece mekanik veya fiziksel işlemler uygulanarak elde edilen, berrak, yeşilden sarıya değişebilen renkte, kendine özgü tat ve kokuda olan doğal halinde gıda olarak tüketilebilen yağlardır.
Naturel zeytinyağları kendi içinde 3 grup altında piyasaya verilirler.

a) Naturel Sızma Zeytinyağı: Kokusu ve tadında kusur olmayan, serbest asitlik derecesi(oleik asit cinsinden) en çok % 1 olan naturel zeytin yağıdır. Naturel sızma zeytinyağı her tür yemeklere uygun olmakla beraber salatalar için idealdir.

b) Naturel Birinci Zeytinyağı: Kokusu veya tadında çok hafif kusurları bulunabilen, serbest asitlik derecesi (oleik asit cinsinden) en çok % 2 olan naturel zeytinyağıdır.
c) Naturel İkinci Zeytinyağı: Kokusu veya tadında tolere edilebilen kusurları bulunan, serbest asitlik derecesi (oleik asit cinsinden) en çok % 3.3 olan naturel zeytinyağıdır.

2- Rafine Zeytinyağı: Zeytin ham yağının yapısında değişikliğe yol açmayan metodlarla rafine edilmesi sonucu elde edilen, sarının değişik tonlarında rengi olan kendine özgü tat ve kokuda bir yağdır. Serbest asitlik derecesi (oleik asit cinsinden) en çok % 0.3 ‘tür. Bu yağ piyasada, ‘’ Kızartma Yağı’’ olarak da pazarlanmaktadır.

3- Riviera Zeytinyağı: Rafine zeytinyağı ile doğal halinde gıda olarak tüketilebilecek naturel zeytinyağlarının karışımından oluşan, yeşilden sarıya değişen renkte, kendine özgü tat ve kokuda bir yağdır. Serbest asitlik derecesi (oleik asit cinsinden) en çok % 1.5 ‘tur. Zeytinyağının canlı ve kuvvetli kokusuna pek alışık olmayanlar bu tip zeytinyağını tercih edebilirler.

 

Zeytinyağı ve Sağlığımız

Doğanın insan oğluna armağan ettiği en değerli besinlerden birisidir zeytinyağı. Bu mucizevi yağın sağlık açısından sunduğu nimetler saymakla bitmez . Çocukluktan yaşlılığa yaşamımızın her döneminde zeytinyağı sağlığımızı bir çok açıdan olumlu yönde etkiler.
- Zeytinyağı kalp ve damar hastalıklarında temel risk faktörü olan kolesterolü azaltarak damar tıkanıklıklarını önler.
-Zeytinyağı kolesterol içermez. İnsan bünyesinde kandaki kolesterol seviyesini düşürür, kötü huylu kolesterolü azaltırken, iyi huylu kolesterole dokunmaz. Halbuki diğer bitkisel sıvı yemeklik yağlar kolesterol seviyesini düşürürken kötü kolesterol ile birlikte iyi kolesterolü de düşürür. Bu durum zeytinyağı lehine büyük bir avantajdır
- Sıcak ve soğuk tüketildiğinde mide asitliğini azaltarak gastrit veya ülsere karşı koruyucu bir rol oynar.

   

"İnsan vücuduna iyi gelen iki tür sıvı vardır. İçsel olarak şarap, dışsal olarak zeytinyağı; her ikisi de ağaçlardan elde ediliyor ama zeytinyağının yeri bambaşka." diyor antik çağ yazarlarından Plinius.

  Yüz yıldan fazla yaşayan ünlü filozof Abderalı Demokritos, "sağlığımızı nasıl koruyabilir de yaşam süremizi uzatabiliriz" sorusuna, "içimizi balla, dışımızı zeytinyağıyla yuğalım" diye cevap vermiştir.

Yüz yaşındaki Pollio Romilius'un, İmparator Augustus'un "nasıl bu kadar dinç kalabildin" sorusuna verdiği yanıt da çok farklı olmamıştır; "İçsel olarak ballı şarapla, dışsal olarak da zeytinyağıyla." "intus mulso,foris oleo" (Plinius)

Bu notlardan da anlaşıldığu üzere, antik çağda zeytinyağı vücut bakımı için kullanılmıştır. Günümüzde ise direkt kullanımı yerine, zeytinyağından yapılmış sabunlar başta olmak üzere bazı kozmetik ürünler içinde  kullanılmaktadır.

Delicesi üzerine aşılanmak suretiyle elde edilmiş genç bir zeytin ağacının aşı yerlerinden oluşmuş dalları ve gelişmekte olan zeytinler görülmekte.

Yukarıdaki fotoğrafta, büyük ağaç haline gelmiş olan bir zeytin ağacının ana dalları kesilerek, buralardan oluşan filizlerden daha küçük formda ve daha genç bir ağaç elde edilmiş. Böylelikle ağaç hem gençleşmiş olurken hem de hasat için daha elverişli hale gelmiş oluyor.

 

- Bağırsaklar tarafından en iyi emilen yağdır ve bağırsaklardan geçişi düzenleyici özelliği vardır.
- Safra taşı riskini azaltır ve taşların erimesine yardımcı olur.
- Kemik ve dişlerin gelişmesini hücre ve dokuların yenilenmesini sağlar, yaşlanmayı geciktirir.
- Bebek bekleyen ve emziren annelerin beslenmesinde en uygun yağdır.
- Zengin antioksidan içeriğinden dolayı yaşlılarda ve bebeklerde beyin ve sinir sisteminin gelişme ve yenilenmesinde oldukça önemli rol oynar.
- A, D ve E vitaminlerince zengindir.
- Zeytinyağı, hazmolma derecesi en yüksek yağlardan biridir.
- Antioksidan maddeler içermesi nedeni ile diğer yağlara göre yüksek sıcaklıklarda bile daha dayanıklıdır ve bu özelliğine bağlı olarak kızartmalarda kullanılabilecek en sağlıklı yağdır.
-Zeytinyağları, bileşimi nedeniyle derin yağda kızartmalarda diğer bitkisel sıvı yağlardan çok daha fazla defa ve süre bozulmadan kullanılabilir.
- Zeytinyağı, ekmek, pasta, kek, bisküvi vb gibi fırında pişen mamullere lezzet verir, bu tip gıdaların kurumasını önler.


                     Zeytinyağı Bileşenleri

 

Zeytinyağı Bileşenleri

 

 

Major Bileşenler (% 99)

(Sabunlaşan Maddeler)

 

Minör Bileşenler ( % 1)

(Sabunlaşmayan Maddeler)

Yağ Asitleri

Oleik Asit (% 56 – 83)
Linoleik Asit (% 3.5 – 20)
Palmitik Asit (% 7.5 – 20)
Stearik Asit (% 0.5 – 5.0)
Linolenik Asit (% < 1.5)

 

Alfa Tokoferol
(Vit E)
( 12 – 150 mg / kg)

Gliseritler
OOO
POO
OOL
POL
SOO

 

Steroller
(180 – 260 mg / 100 g yağ)
Beta-sitosterol (% 96)
Campasterol (% 3)
Stigmasterol (% 1)

Fenolik Bileşenler
(30 – 500 mg /kg)
Tyrisol ve Hidroksityrisol

Kaynaklar:

Anonymous,(1981).Characterics of The Composition of Olive Oil. IOOC T.15 / Doc.28.

Kiritsakis ve Min, (1989). Flavor   Chemistry of Olive Oil. İçinde:Flavor Chemistry of Lipids Foods. Bölüm 11:196-221sayfalar. AOCS, Champaign IL, USA.

 

Hidrokarbonlar
(mg/100g yağ)
Squalen (136 – 708 )
Beta-karoten ( 3 – 36 )

 

Triterpenik Alkoller
(255 mg /100 g yağ)
Siklo – artenol

 

Alifatik Alkoller
(290 mg/ 100 g yağ)

 

Fosfolipitler
(40 – 135 mg / kg)

 

Renk Vericiler
Klorofiller (1 – 10 mg / kg)
Feofitinler (0.2 – 24 mg / kg))

 

 

 

Aroma Bileşenleri
(250 – 500 mg / kg)

 

 

 

 

 

 

Yukarıdaki "zeytinyağı tanımı ve sınıflandırılması", "zeytinyağı bileşenleri" ile "zeytinyağı ve sağlığımız" bilgileri "Zeytincilik Araştırma Enstitüsü"nün web sitesi olan www.zae.gov.tr den alınmıştır. Daha geniş bilgi için bu web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

 
     
   

 

 

 

 © 2008  Bodrum Bağları